﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Diyet Hastalıklar Dengeli Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.makkale.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makkale.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jul 2010 17:40:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hemoroide basura bitkisel tedavi çözüm ve çözümler</title>
		<link>http://www.makkale.com/hemoroide-basura-bitkisel-tedavi-cozum-ve-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/hemoroide-basura-bitkisel-tedavi-cozum-ve-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 20:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kalp damar ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[mide bağırsak yolları rahatsızlıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Hemoroid (Basur) bitkisel tedavisi çoğu kişinin merak ettiği bir konudur. Aşağıdaki bitkisel çözümler, hemoroid basur sorununa bitkisel tedavi ile şifa verebilen bitkiler şunlardır:
Japon Pagoda Ağacı (Sophora Japonica) 
Japon pagoda ağacı özleri, kan damarlarının duvarlarını güçlendirmekte,  ve kılcal damar geçirgenliği düzeltmektedir. Bu nedenle damar sağlığını koruduğu için basur kanamalarına ve sancılarına karşı kendini kanıtlamış bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroid (Basur) bitkisel tedavisi çoğu kişinin merak ettiği bir konudur. Aşağıdaki bitkisel çözümler, hemoroid basur sorununa bitkisel tedavi ile şifa verebilen bitkiler şunlardır:</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Japon Pagoda Ağacı (Sophora Japonica) </strong></span></p>
<p>Japon pagoda ağacı özleri, kan damarlarının duvarlarını güçlendirmekte,  ve kılcal damar geçirgenliği düzeltmektedir. Bu nedenle damar sağlığını koruduğu için basur kanamalarına ve sancılarına karşı kendini kanıtlamış bir bitkisel tedavi yöntemi olarak bilinir.</p>
<p>Japon pagoda ağacı özü üzerinde yapılan klinik çalışmalar soucunda şu tespitler ortaya çıkmıştır:</p>
<p>*Japon pagoda ağacı özü kullanan erkek ve kadınların % 96 sında hemoroid basur rahatsızlığında ve kanamalarında iyileşme görülmektedir.<br />
*Japon pagoda ağacı özü kullanan erkek ve kadınların % 88&#8242;lik kısmında kanamalarda  belirgin bir azalma ortaya çıkmaktadır.<br />
*Japon pagoda ağacı özü kullananlarda 95% oranında basur iltihapları kurumaktadır.<br />
*Japon pagoda ağacı özü kullananlarda 90% oranında basur kaşıntıları sona ermektedir.<br />
Genel olarak, Japon pagoda ağacı özü kullanların % 94&#8242;ünde basur belirtileri sona ermektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kasap Süpürgesi (Ruscus aculeatus) </span></strong></p>
<p>Kasap süpürgesi bitkisi ülkemizde pek bilinmez. Ancak eskiden İngiliterede süpürge yapımında kullanılan çalı benzeri  eski zamanlarda süpürge yapımında kullanılan Kasap süpürgesi,  Kuşkonmaz bitkisine akraba bir bitki olup aynı zamanda sebze olarak ta kullanılmaktadır.</p>
<p>Kasap süpürgesi içerisinde bulunan  ruscogenins maddesi, iltahap ve şişkinlik azaltan ve kan damarlarını daraltıcı etkilere sahiptir.Bu nedenle basur kanamalarını önemli ölçüde engellemektedir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>At Kestanesi (Aesculus hippocastanum) </strong></span></p>
<p>Atkestanesi ağacının tohumu 1800&#8242;lerden beri Varis tedavisinde bitkisel çözüm olarak kullanılmaktadır. Günümüzde    at kestanesi ekstresi, Avrupa ve Asya da   hemoroid tedavisi için yaygın olarak kullanılır.</p>
<p>At kestanesi de kan damarlarının duvarlarını güçlendirerek basuır kanamalarını zorlaştırmaktadır. Damar esnekliğini artıran at kestanesi özü içerisinde aescin adı verilen ve kılcal damar kanamalarını durduran bir bitkisel enzim bulunmaktadır.</p>
<p>At kestanesi ayrıca, mikrovasküler dolaşımı artırarak basurlu bölgede şişme ve sıvı birikimini azaltmaktadır.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Cadı fındığı -Cadıfındığı (Hamamelis virginiana) </span></strong></p>
<p>Cadı fındığı bitkisel özleri, Hemoroid kremlerinde yaygın olarak kullanılan bir sıkılaştırıcı basur kremi özüdür. Cadı fındığının kabuk ve yaprakları, hemoroid şişliklerine iyi gelmektedir.</p>
<p>Turnagagası (Geranium maculatum)</p>
<p>Turna gagası, Kızılderililer tarafından çeşitli sindirim hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan bir yabani sardunya türüdür. Bu bitkinin yapraklarındaki bitkisel maddeler, hemoroid sorununa tedavi sunan bir takım etkili maddeler içermektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Psilyum (Plantago ovata) </span></strong></p>
<p>Mehmet ÖZ tarafından kabızlığa karşı bitkisel tedavi çözümü olarak önerilen bu bitki, yüksek oranda lifler ve zamk benzeri bir öz taşımaktadır. psilyum otu kabızlık tedavisinde doğal müshil olarak kullanıldığı gibi hemoroid sorununa da etkili bir bitkisel çözüm olmaktadır. Hemoroid basur sorunu olanların kronik kabızlıktan çok korkmaları nedeniyle psilyum kullanmalarını öneririz. Ancak bu otu kullanırken bol su içmeniz gerekecektir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Aloe Vera </strong></span></p>
<p>Aloe Vera yağları, Basur sancısını rahatlatıcı ve basurlu damarların neden olduğu ateşi soğutucu etkisi nedeniyle Basur tedavisinde uzun bir geçmişe dayanan uygulama alanı bulunmaktadır.  Özellikle dış hemoroid sıkıntısı olan kişilerde şişkinlik ve yangı gibi rahatsızlıkları dindirici etkisi vardır. Aloe vere kremi veya yağları şeklinde piyasada satılmaktadır.</p>
<p>aloe vera bitkisinden elde edilen bir başka madde olan lateks özü, aynı zamanda doğal bir müshil olarak kullanılabilir. psyllium benzeri doğal müshil kabızlık mücadele ve hemoroid kızdırmak gelen sert, kuru dışkı önlemek kullanılabilir. Ancak, aloe özü çok güçlü olduğu &#8211; o yüzden dikkatli diğer yumuşak otlar ile birlikte sadece küçük bir bölümü ve muhtemelen kullanarak, zaman zaman kabızlık tedavisi için olabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Basur otu, Yağlı Çiçek, Ranunculus ficaria</span></strong></p>
<p>Bsur otu bitkisi, ingiliz bitkisel tıbbında basur tedavisi için en yaygın olarak kullanılan şifalı bitkidir. Bu bitkiye basur otu denmesinin nedeni, kök yumrularının basura benzemesindendir.</p>
<p>Basur otu gerek, Hemoroidli bölgeye dışardan sürülme yöntemiyle gerekse Basurotu çayının içilmesiyle tedavi edilmektedir. Basurotu hemoroide en kesin bitkisel çözümlerden birisini sunar. Ancak deride kabarcık ve alerji oluşturabileceği için hekime danışarak kullanmanız tavsiye edilir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Sinirotu (Plantago major) </span></strong></p>
<p>Lif bakımından zengin bir bitki olarak sinirotu bitkisi,  geleneksel tıpta hemoroid tedavisi için yüzyıllardır kullanılmaktadır. Sinirotu bitkisinde doğal bir bitkisel öz olarak bulunan  allantoin denilen enzim,  bağışıklık sistemini uyarmakta ve basur yaralarını iyileştirmekta yardımcı bir anti-inflamatuar ajandır. Sinirotu liflerinden elde edilerek toz biçiminde satılan allantoin enzimi, Hemoroid Basur tedavisine ek olarak,  ülser ve cilt hasarlarının tedavisinde de kullanılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Bromalein enzimi</strong></span></p>
<p>Bromelain aslında ananas meyvesinde bulunan bir tür sindirim enzimleri   kombinasyonudur. Bromelain bitkisel enzimi,  şişme ve iltihap ve Varis, kronik venöz yetmezliği gibi rahatsızlıklarda kullanıldığı gibi ayrıca hemoroid ve basur tedavisinde de kullanmaktadır. Bromelein maddesinin basur tedavisinde ve basurun iyileştirilmesinde oldukça şaşırtıcı etkileri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/hemoroide-basura-bitkisel-tedavi-cozum-ve-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Kokusu Nasıl Giderilir,Tedavisi-Bitkisel Çözüm ve Doğal Çözümler</title>
		<link>http://www.makkale.com/ayak-kokusu-nasil-giderilirtedavisibitkisel-cozum-ve-dogal-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/ayak-kokusu-nasil-giderilirtedavisibitkisel-cozum-ve-dogal-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 21:44:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cilt bakımı anti aging]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce akne egzama ve deri hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kokusuna bitkisel çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kokusuna doğal çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kokusuna kesin çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[ayak kokusunun nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[ayak kokusu nasıl giderilir
Ayak kokusu özellikle yaz aylarında gerek erkeklerin gerekse bayanların çektiği bir çiledir. Çoğu zaman doğal ve bitkisel çözüm ile tedavisi olduğunu bile bilmeden çorap kokusunu gizlemekle uğraşır dururuz. Oysa ki Sosyal yaşantımızı olumsuz etkileyen bu baş belası sorunu çözmek o kadar da zor değil. Aynı odayı bizlerle paylaşan Arkadaşlarımıza ve dostlarımıza kötü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ayakkokusucozumu.com/ayak-kokusunun-tedavi-yontemleri-ayak-kokusu-nasil-giderilir.html">ayak kokusu nasıl giderilir</a></p>
<p>Ayak kokusu özellikle yaz aylarında gerek erkeklerin gerekse bayanların çektiği bir çiledir. Çoğu zaman doğal ve bitkisel çözüm ile tedavisi olduğunu bile bilmeden çorap kokusunu gizlemekle uğraşır dururuz. Oysa ki Sosyal yaşantımızı olumsuz etkileyen bu baş belası sorunu çözmek o kadar da zor değil. Aynı odayı bizlerle paylaşan Arkadaşlarımıza ve dostlarımıza kötü bir kokuyla merhaba demeyi bırakmak için bu yazıyı okuyun.</p>
<p>Ayak kokusu tıbbi dilde bromhidrazis olarak bilinir ve ayaklarda aşırı sıcak, terleme ve nemden kaynaklanan bakteri gelişimi için uygun ortamdaki hızlı bakteri üremesi neticesinde oluşur. Ayak kokusunu ayakkabı ve çorap kullanımı tetiklemektedir. Özellikle <a href="http://www.asiriterlemetedavisi.com/ayak-terlemesinin-nedenleri.html">ayak terlemesi</a> neticesinde ayakta bulunan binlerce ter bezi tarafından su, sodyum tuzları, klorid, yağ ve minerallerden, değişik asitlerden müteşekkil ter sıvısı salgılanmaktadır. Bu ter sıvısı ayak kokusunu oluşturan bakteriler için ideal bir üreme ortamı hazırlamaktadır.</p>
<p>Ayak kokusundan muzdarip iseniz artık endişe etmenize gerek yok. Bu çileyi artık daha fazla çekmenize gerek kalmadı. Sadece aşağıdaki ayak kokusuna ev yapımı doğal ve bitkisel çözümlere bir göz atmanız yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Ayakları bol su ile yıkamak:</strong> Elbette ki ayakları bol su ile yıkarsanız ayaklarda ter bezlerinde mikrop üremesini engelleyecek hijyenik ortamı oluşturursunuz. Ter bezlerinde odaklanan bakteriler, deodorantlı sabunlara karşı dayanıksız olup sabunla ayaklarınızı yıkadığınız taktirde kısa sürede yok olmaktadırlar.  Ayağınızı duruladıktan sonra ayağınızı kolonyabatırılmış pamukla bir güzel temizleyin.</p>
<p><strong>Ayak kokusunu engellemek için ayaklarımızı kaç kez yıkamalıyız?</strong> Ayağımızda bakteri oluşumunu engelleyecek sıklıkta ancak ayak derisini koruyan koruyucu cilt yağlarını da yok etmeyecek kadar bir sıklıkta yıkamalıyız. Şayet çok kötü ve şiddetli bir ayak kokusu sorunu varsa günde 5-7 kez ayaklarımızı yıkamak gerekir. Hafif şiddetteki ayak kokusu sorunlarında günde 2-3 kez ayakları yıkamak yeterlidir.</p>
<p><strong>Ayak parmaklarının arasını tuzlamak:</strong> Çok aşırı terleme görülen ayaklarda iri kristalli  yarım bardak tuzu suda eriterek karıştırınız. Daha sonra bu su tuz karışımı nı bir leğene dökerek 5 litre su ile karıştırınız. Ancak ayakları ovalamamamız gerekir. 10 dakika kadar tuzlu suda beklettikten sonra ayaklarımızı havlu ile durulamadan bir gazete parçası veya havlu üzerinde kendiliğinden kurumaya bırakmalıyız. Yazın tatilde deniz suyu da aynı etkiyi göstermekte ve ayak kokusuna iyi gelmektedir.</p>
<p><strong>Ayaklarınıza koltukaltı deodorant sıkmak:</strong> İster inanın ister inanmayın koltuk altına ter kokusunu engelleyen deodorantlar ayak kokusunu da engellemektedir. Çünkü bu deodorantlarda bakterileri öldüren bir takım maddeler vardır.  Ancak bu deodoranlar da ayak terlemesini engellemez</p>
<p><strong>Ayak kokusu için pudra kullanmak</strong>.aliminyum klorid içeren bir pudra ile parmak aralarını purdalamak ta ayak kokusunu tedavi eder.</p>
<p><strong>Kaliteli çorap giymek atak kokusuna iyi gelir mi?</strong> Ayağı havalandıran ve doğal pamuktan imal edilmiş çoraplar, ayakları daha az terleteceği için daha az bakteri oluşumuna ve neticede daha az ayak kokusuna neden olur. Sentetik iplik ve kumaş mamülü çoraplar ne ayağı havalandırır ne de ter emer.  Şayet ayağınız çok terliyor ise gün içerisinde çoraplarınızı değiştirmenizde fayda vardır. Ayak kokusunun bir önemli nedeni de aynı çorabı 2 günden fazla giymektir. Ter ile iplik araları dolan çoraplar ayakları havalandıramadığı için ayak kokusunu daha da artırır. Çorap kokusu dediğimiz şey aslında havalandırma yeteneğini kaybetmiş çoraplarda ortaya çıkan birşeydir.</p>
<p><strong>Ayakkabı seçimi ve ayak kokusu</strong>. Ayakları havalandıran ve gerçek deriden köseleden imal edilmiş ayakkabıları kullanmak ayak kokusuna önemli bir çözümdür. Yaz aylarında ayak parmaklarını  havalandıran sandalet tarzı ayakkabıları kullanmanızı ve sentetik materyallerden üretilen ayakkabılardan uzak durmanızı tavsiye ederim. Ayak kokusunun diğer bir önemli nedeni de kalitesiz ayakkabı seçimidir.</p>
<p><strong>Ayakkabıları ve spor ayakkabıları yıkamak ve ayak kokusu</strong>. Spor ve halısaha ayakkabıları gibi egzersiz nedeniyle yoğun tere maruz kalan ayakkabı türlerinin bol deterjanlı su ile haftada 1 kez yıkanmaları ve güneçte kurutulmaları gerekir.</p>
<p><strong>Ayakkabıları havalandırmak ve ayak kokusu</strong>. Aşırı terleyen ayaklara sahipseniz ayakkabılarınızı balkonda güneş görecek şekilde hafta sonları tam bir gün havalandırın.</p>
<p><strong>Ayak kokusuna bitkisel çözüm olarak nişasta tozu: </strong>Mısır nişastasını ayakkabılarınızın içerisine serpelerseniz ayakkabının koku oluşturan nemini alır.</p>
<p><strong>Ayak kokusu ve yediklerimiz:</strong> Sarmısak, soğan biber ve prasa gibi ağır kokulu sebzelerin kokuları kan yoluyla ayak uçlarına kadar ulaşabilmekte ve ayak kokusunu ağırlaştırmaktadır.</p>
<p>Ayak kokusu tedavi edilebilir bir sorundur. Bu nedenle soğukkanlı bir biçimde dediklerimizi uygulayın ve sizlerin ayak kokusuna nelerin sebep olduğunu tespit edin. Gerekirse eczanelerde ve internette ayak kokusunu yok eden değişik ayak kokusu giderici kremler ve ilaçlar var. Onları da denemenizde fayda vardır. Böylece <a href="http://www.ayakkokusucozumu.com/ayak-kokusunun-tedavi-yontemleri-ayak-kokusu-nasil-giderilir.html">ayak kokusu nasıl giderilir</a> sorusunu da cevaplamış oluyoruz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/ayak-kokusu-nasil-giderilirtedavisibitkisel-cozum-ve-dogal-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lazerle göz çizdirme ameliyatı fiyatı nedir</title>
		<link>http://www.makkale.com/lazerle-goz-cizdirme-ameliyati-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/lazerle-goz-cizdirme-ameliyati-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 23:55:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[göz ve görme kusurları tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[göz kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[lazer göz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[LASIK terimi, ingilizce olan “laser in-situ keratomileusis” teriminin kısaltmasıdır. Bu da gözdeki kornea tabakasının lazer ışınları ile ameliyat edilmesi anlamı taşımaktadır. Lazerli göz cerrahisi (LASIK surgery) mikrokeratom adı verilen bir cihaz sayesinde kornea tabakasında uzun bir tabaka oluşturulmaktadır. Lazerli göz cerrahisinin bu süreci yaklaşık olarak 10 saniye kadar sürmektedir. Flap adı verilen bu tabakanın oluşturulmasıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>LASIK terimi, ingilizce olan “laser in-situ keratomileusis” teriminin kısaltmasıdır. Bu da gözdeki kornea tabakasının <strong style="background-color: #a0ffff; color: black;">lazer</strong> ışınları ile ameliyat edilmesi anlamı taşımaktadır. Lazerli göz cerrahisi (LASIK surgery) mikrokeratom adı verilen bir cihaz sayesinde kornea tabakasında uzun bir tabaka oluşturulmaktadır. Lazerli göz cerrahisinin bu süreci yaklaşık olarak 10 saniye kadar sürmektedir. Flap adı verilen bu tabakanın oluşturulmasıyla korneanın merkezine ulaşılabilmektedir. <strong style="background-color: #ffff66; color: black;">Excimer</strong> <strong style="background-color: #a0ffff; color: black;">Lazer</strong> denilen yöntem ile korneanın üzerindeki mikroskobik doku lazerle kaldırılabilmekte veya yeniden şekillendirilebilmektedir.</p>
<p>Miyopi vakalarında (yakını görememe) korneanın merkezindeki doku temizlenerek kornea göz merceğinin düzleşmesi sağlanır. Bir çok hastada kornea tabakasının düzleşmesi ile ışınların göze daha rahat girişi mümkün olmaktadır. Hiperopi, hipermetropi (uzağı görememe)durumlarında ise kornea tabakasının çevresindeki dokular alınarak göz merceğinin daha bombeli bir yapı alması sağlanmaktadır. Astigmatizm de de Kornea’yı boydan boya kesen bir düzlemin bombeleşmesi işlemi yapılmaktadır.</p>
<p>Kornea tabakasına uygulanan <strong style="BACKGROUND-COLOR: #a0ffff; COLOR: black">lazer</strong> ışınının süresi 5 ile 30 saniyeik bir peryottur. Bu sürenin uzunluğu veya kısalığında, miyopi, hipermetropi veya astigmatizm rahatsızlıklarının düzeyi önem arzetmektedir. Lazerle göz ameliyatı süreci ne kadar kısa tutulursa göz kuruluğu gibi ameliyatın istenmeyen etkileri o derecede az görülmektedir.</p>
<p>Lazerli göz ameliyatından sonra gözünüz en az 6-10 sene sağlıklı ve gözluk kullanmanıza gerek kalmadan net bir biçimde görmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Lazerli göz operasyonlarının saydığımız faydalarının yanında, ameliyat sonrası az bir miktarda dahi uzağı yada yakını görememe şikayetinin devam etmesi durumunda bu şikayetleri sona erdirmek için de ufak bir miktarda da olsa <strong style="BACKGROUND-COLOR: #a0ffff; COLOR: black">lazer</strong> göz uygulaması yapılabilmektedir. Lazerli göz ameliyatının etkin bir biçimde uygulanabilmesi için gözünüzün görme potansiyelinin % 2-5 lik bir kaybının olması yeterli olmaktadır.</p>
<p><strong>Kimler Lazerli göz ameliyatı geçirebilirler?</strong></p>
<p>Her ameliyatta olduğu gibi lazerli göz ameliyatının da kendine has riskleri vardır. Bu nedenle bazı özel durumları olan hasta adaylarına <strong style="BACKGROUND-COLOR: #a0ffff; COLOR: black">lazer</strong> göz operasyonu uygulanmaması gerekir:</p>
<p>Yaşınız 21′i aşmamışsa lazerli göz ameliyatı geçirmek için henüz erken bir dönemdesiniz demektir.<br />
Hamileyken veya bebek emzirirken vücudunuzun hormonal yapsıındaki değişikliklerden dolayı görme netliğinizde ve yapınızda bazı değişiklikler görülebilmektedir.</p>
<p>Belirli bazı ilaçları alıyorsanız,<br />
Yüksek tansiyonunuz varsa<br />
İnce korneaya sahipseniz,<br />
Göz kuruluğu şikayetiniz varsa,<br />
Glokom hastalığınız varsa,<br />
Keratokonus (kornea rahatsızlığı) varsa,<br />
Göz yangısı veya iltahabı geçiriyorsanız<br />
Herpes virüsü taşıyorsanız<br />
Geçmişte ciddi göz yaralanmaları yaşadıysanız<br />
Kornea ile alakalı enfeksiyon veya yaralarınız olduysa,<br />
İlerleyen ve durmayan göz veya görme boxukluklarınız varsa<br />
AMD, Katarakt gibi rahatsızlıklarınız varsa LASİK lazerli göz ameliyatı için iyi bir aday değilsiniz demektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/lazerle-goz-cizdirme-ameliyati-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı kıllanma nedenleri ve tedavisi nedir</title>
		<link>http://www.makkale.com/asiri-killanma-nedenleri-ve-tedavisi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/asiri-killanma-nedenleri-ve-tedavisi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 18:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[lazer epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tüy dökme cilt bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı kıllanma ne demektir.
Hirşutizm kadınlarda görünen ve sakal, bıyık, göğüs kılları gibi bölgelerde erkeklere benzer kıllanma tarzı ile, kadınlarda da görülen kasık ve koltuk altı kıllarının normalden daha kalın ve aşırı görülmesine verilen isimdir.
Hipertrikaz rahatsızlığı ise gerek erkeklerden gerekse kadınlarda vücudun herhangi bir bölümünde görülen aşırı bir biçimdeki kıllanmaya verilen isimidir. Hipertrikaz rahatsızlığının ve hirşutizm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı kıllanma ne demektir.</p>
<p>Hirşutizm kadınlarda görünen ve sakal, bıyık, göğüs kılları gibi bölgelerde erkeklere benzer kıllanma tarzı ile, kadınlarda da görülen kasık ve koltuk altı kıllarının normalden daha kalın ve aşırı görülmesine verilen isimdir.</p>
<p>Hipertrikaz rahatsızlığı ise gerek erkeklerden gerekse kadınlarda vücudun herhangi bir bölümünde görülen aşırı bir biçimdeki kıllanmaya verilen isimidir. Hipertrikaz rahatsızlığının ve hirşutizm hastalığının değişik nedenleri vardır.</p>
<p>Özellikle kanser tedavisinde kullanılan bazı tür hormonal ilaçların kadınlarda hirşutizm rahatsızlığına yol açtığı bilinmektedir.</p>
<p>Yine kadınlarda erkeklik hormonunun aşırı salgılanmasından dolayı sessiz kalınlığı, sivilcelenme ve fiziksel değişikliklerle bilikte hirşutizm durumu da görülebilmektedir.</p>
<p>Bu rahatsızlıkların giderilmesinde hormonal ilaç tedavilerinin yanısıra epilasyon ve tüy dökücü tedavi yöntemleri de uygulanmaktadır.</p>
<p>Kadınlarda aşırı kıllanmanın temelinde genetik yatkınlık gibi faktörler olabileceği gibi bu rahatsızlık esmer bayanlarda açık tenli hanımlara göre daha fazla görülmektedir. kadınlarda bu tür aşırı kıllanma ve tüylenme şikayetleri, Lazer epilasyon, hormon tedavisi, kalıcı tüy temizleme seansları ile ortadan kaldırabilmektedir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/asiri-killanma-nedenleri-ve-tedavisi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenme faydaları ve şişmanlığın zararları nelerdir</title>
		<link>http://www.makkale.com/saglikli-beslenme-faydalari-ve-sismanligin-zararlari-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/saglikli-beslenme-faydalari-ve-sismanligin-zararlari-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 18:37:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlıklı beslenme tavsiye ve öğütleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı beslenme performansı arttırır
Sağlıklı zayıflama da esas olan kilo kaybı değil, vücuttan yağ kaybıdır. Sağlıklı şekilde zayıflama sırasında vücuttan yağ kaybı olur, kulaktan dolma yapılan, sağlıksız diyetler neticesinde ise kas kaybı olur. Kas kaybı vücutta yağ oranının artmasına, metabolizmasının yavaş çalışmasına ve tekrar kilo alımına neden olur.
Bununla birlikte vücutta yağ oranının artması kalp hastalığı, şeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı beslenme performansı arttırır</strong><br />
Sağlıklı zayıflama da esas olan kilo kaybı değil, vücuttan yağ kaybıdır. Sağlıklı şekilde zayıflama sırasında vücuttan yağ kaybı olur, kulaktan dolma yapılan, sağlıksız diyetler neticesinde ise kas kaybı olur. Kas kaybı vücutta yağ oranının artmasına, metabolizmasının yavaş çalışmasına ve tekrar kilo alımına neden olur.<br />
Bununla birlikte vücutta yağ oranının artması kalp hastalığı, şeker hastalığı, gut gibi riskli hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur.<br />
<strong>şişmanlık nedir?</strong><br />
Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu vücutta yağ oranının artmasıdır. Birkaç kilo vermekle bile kazanacağınız çok şey olabilir.</p>
<p>1) Özgüveninizde artma, sosyal yaşama daha rahat girebilme, sıkıntı, depresyon vb. gibi durumlardan kurtulma olasığı bulursunuz.<br />
2)Kendinizi daha zinde, hafifletilmiş ve enerjik hissedersiniz.<br />
3)Yüksek kan basıncı (hipertansiyon), uyku apnesi (nefesin durması), Yüksek kolesterol, trigliserit (hiperlipidemi) vb. sorunlarınız azalır.<br />
4)İnme riski düşer<br />
5) Solunum hastalıkları Diyabet,Osteoartrit<br />
Hormonel anormallikler Kanser, Perürürsemi ve gut gibiastalıklarda yakalanma riskiniz en aza iner.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/saglikli-beslenme-faydalari-ve-sismanligin-zararlari-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudumuz nasıl enerji tüketir</title>
		<link>http://www.makkale.com/vucudumuz-nasil-enerji-tuketir.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/vucudumuz-nasil-enerji-tuketir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 18:36:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[diyet egzersiz zayıflama önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme diyet yağ yakma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[ENERJİ, KALORİ VE İHTİYACA GÖRE KALORİ TAYİNİ
Lavoisier ve Laplace bir guinea domuzunu etrafı buzla kaplı çok küçük bir
odaya kapadılar ve 10 saat içinde buzun erime miktarı ile hayvanın çıkardığı karbondioksit miktarını ölçtüler. Bu araştırmacılar böylece hayvanın sıcaklığı ile solunumdaki hava değişmesinin arasındaki ilgiye işaret ettiler. Lavosier aynı zamanda insanda oksijen kullanılmasını da ölçtü ve bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ENERJİ, KALORİ VE İHTİYACA GÖRE KALORİ TAYİNİ<br />
Lavoisier ve Laplace bir guinea domuzunu etrafı buzla kaplı çok küçük bir<br />
odaya kapadılar ve 10 saat içinde buzun erime miktarı ile hayvanın çıkardığı karbondioksit miktarını ölçtüler. Bu araştırmacılar böylece hayvanın sıcaklığı ile solunumdaki hava değişmesinin arasındaki ilgiye işaret ettiler. Lavosier aynı zamanda insanda oksijen kullanılmasını da ölçtü ve bunun yemekten sonra ve ekzersizlerde arttığını gösterdi. Daha sonra, senelerce bir çok araştırıcılar madde,sıcaklık ve enerji üzerine bir çok araştırma yaptılar ve maddenin enerjiye çevrilme kanununu tekrar tekrar ispat ettiler. İlk defa 1892 de Atwater % 1 lik oranınde ölçü yapabilen ve insanlarda kullanılabilen bir kalorimetreyi geliştirdi. Daha<br />
sonra biyolojistler enerji şekilleri üzerinde durdular ve bu gün bilinen 1- Güneş,<br />
2- Kimyasal, 3-Mekanik, 4-Termal,. 5-Elektrik şeklinde olan beş enerji kaynağını ortaya koydular.</p>
<p>insanlarda esas enerji kaynağı bilindiği gibi gıdaların vucutta bir takım kimyasal reaksiyonlara girmeleri ile meydana gelmektedir. Ayrıca organizmada, bilhassa hücre seviyesinde elektriksel enerji de önemlidir. Adele ve sinirlerin eksitasyonları (Uyarılmaları) hücre zarlarındaki elektriksel değişmelerle olmaktadır. Vücut sıcaklığı, hayatî önemi olan organların çalışması, bazal şartların haricinde artan her türlü organizma faaliyeti,yalnız kimyasal enerji ve oksidasiyonla idare edilmektedir.<br />
gıdaların dokularda, esası oksidasyona dayanan kimyasal değişikliklere uğraması bir kimyasal enerjiye, bu da vucutte bir sıcaklığa sebep olmaktadır. Bu sıcaklık kalori ile ölçülür.<br />
<strong>Kalori-’:</strong> büyük ve küçük olmak üzere iki çeşittir. Büyük kalori 1 litre, küçük kalori 1 santimetre küp saf suyun sıcaklığını bir derece yükselten ısı miktarıdır.<br />
Gıda maddelerinin verdiği kalori miktarları kalorimetre denilen platin elektrottu, içi su dolu bir kaba batırılmış ufak, her tarafı kapalı odacık şeklinde olan âletlerde ölçülür. Bunu tayin için miktarı belli bir gıda maddesi kalorimetrede oksijenle yakılır. Bu yanmadan doğan sıcaklık kalorimetrenin yanma çevresindeki suyun derecesini yükseltir ve bundan da gıdanın verdiği kalori miktarı anlaşılır.<br />
Enerji şarjının ölçülmesi kalorimetrede iki şekilde yapılabilir.<br />
1-	Direkt kalorimetri : kalori sarfı ölçülecek hayvan veya insan kalorimetri odasına konur (Atwater ve Rose odası : Bazal veyamekanik iş esnasında canlının çıkardığı sıcaklıkla suyun ısınma miktarı grafi şeklinde tesbiı edilir. Pratik bir usul olmadığından indirekt kalorimetreler daha geniş şekilde kullanılmaktadır.<br />
2-	İndirekt kalorimetreler: Oksijen harcamasının ölçülmesine dayanır. Bu ölçü için çeşitli metod ve apareyler tarif edilmiştir. Bu gün kullanılanlar esası Bene-dict Roth spirometresine dayanan âletlerdir. Bu âletlerde şahsın belli bir zamanda harcadığı oksijenle, çıkardığı karbondioksit gazı hesap edilir. 1 gramkarbon-hidrat.yağve proteinin de yanması için lâzım olan oksijen ve çıkan karbondioksit gazı miktarları aşağıdaki cetvellerde görüldüğü gibi tayin edilmiştir.<br />
1 Lt.02<br />
t	°2 sarfı	Çıkan•cq&gt;	R.Q.	Çıkan kalori	ile çıkan kalori<br />
KH lgr.	829	829	1.000	4.183	5.047<br />
‘ Yağ ”	2019.2	1427.3	0.707	9.461	4.686<br />
Protein ”	966.1	781.7	0.809	4.442	4.600<br />
Karbonhidaratlar, yağlar, kalorimetrede ve bedende yandıktan sonra su ve karbondioksit gazına ayrılır ve muayyen bir sıcaklık verirler. Bir gram yağ yanınca: 9.4 , bir gram karbonhidrat yanınca 4,1 kalori verir. Bir gram protein kalorimetrede 5,7 kalori verdiği halde, organizmada protein ancak üreye kadar yakılması esnasında enerji verir. Bu da(4,l) kalori civarındadır.<br />
Respiratoir Quoûent (R.Q.)”- Şayet bir madde organizmada yanarken sarfettiği oksijen hacmi kadar, eşit hacimde CO2 çıkarıyorsa bu maddenin R.Q.= 1 dir. Buna en güzel örnek karbonhidratlardır. Yağların R.Q.= 0.703 dür. Böylece, spirometrede R.Q. tayin edildikten sonra litre olarak sarfedilen oksijen miktarına göre aşağıdaki cetvelden,yanan yağlarla, karbonhidratların yüzde miktarları kaba olarak tayin edilebilir.<br />
CO2 hacmi cm3</p>
<p>1	 hacmi cm.3<br />
R.Q.	Oksijenin her	Total kalori yüzdesi<br />
_	litresi için kal.	KH	Yağ<br />
0.72	4.735	0.0	100.0<br />
0.7S	4.770	12.0	88.0<br />
0.80	4.827	30.4	69.6<br />
0.85	4.881	48.4	51.6<br />
0.90	4.936	66.0	34.0<br />
0.95	4.992	83.2	16.8<br />
1.00	5.047	100.0	00.0</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/vucudumuz-nasil-enerji-tuketir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solaryumda bronzlaşma, faydaları zararları kremi</title>
		<link>http://www.makkale.com/solaryumda-bronzlasma-faydalari-zararlari-kremi.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/solaryumda-bronzlasma-faydalari-zararlari-kremi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 18:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cilt bakımı anti aging]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi solaryum kremi]]></category>
		<category><![CDATA[solaryum faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[solaryum fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[solaryum zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Solaryum kremi &#8211; Solaryum’da güneşlenme ve esmerleşme sırları:
Solaryumda bronzlaşmaya karar verdiyseniz, solaryuma gitmeden önce sizlere vereceğim solaryum ipuçları ve inceliklerini muhakkak okuyunuz. Dikkatsiz olursanız solaryumda bronzlaşıp güzelleşeceğim derken cildinizde tedavi edilmez hasarlar da bırakabilirsiniz.
Solaryumda bronzlaşmanın A, B, C si
Solaryum güvenlik ilkeleri nelerdir?
 

Öncelikle gitmeyi düşündüğünüz solaryum merkezinin temiz steril ve yeterli donanımdaki solaryum makineleri ile donatılıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.makkale.com/tag/en-iyi-solaryum-kremi">Solaryum kremi</a></strong><strong> &#8211; Solaryum’da güneşlenme ve esmerleşme sırları:</strong></p>
<p>Solaryumda bronzlaşmaya karar verdiyseniz, solaryuma gitmeden önce sizlere vereceğim solaryum ipuçları ve inceliklerini muhakkak okuyunuz. Dikkatsiz olursanız solaryumda bronzlaşıp güzelleşeceğim derken cildinizde tedavi edilmez hasarlar da bırakabilirsiniz.<br />
Solaryumda bronzlaşmanın A, B, C si</p>
<p><strong>Solaryum güvenlik ilkeleri nelerdir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle gitmeyi düşündüğünüz solaryum merkezinin temiz steril ve yeterli donanımdaki solaryum makineleri ile donatılıp donatılmadığını irdelemeniz gerekecektir.</li>
<li>Cildinizin renk ve hassasiyet durumuna göre bir cildiye uzmanından veya solaryum uzmanından cildiniz için solaryumda en uygun güneşlenme zamanının ne zaman olacağına ilişkin tavsiye alınız.</li>
<li>Solaryum seansından önce deodorant ve parfüm sprey gibi kozmetik ürünler kullanmayınız,</li>
<li>Yüzünüzü eksiksiz ve kusursuz biçimde temizleyiniz,</li>
<li>Saatlerinizi ve takılarınızı solaryum bronzlaşma seansından önce muhakkak çıkartınız,</li>
<li>Solaryuma girerken muhakkak koruyucu gözlükler takınız,</li>
<li>Solaryum seansları için özel üretilmiş profesyonel kozmetik ürünlerinden alınız, Kaliteli ve en iyi <a href="http://www.makkale.com/tag/en-iyi-solaryum-kremi">solaryum kremi</a> kullanımı esastır.</li>
</ul>
<p><strong>Solaryumda güneşlenme ve yanmanın zararları yan etkileri nelerdir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Solaryum bilinçsiz  bir biçimde kullanıldığında elbette bazı riskler taşımaktadır. Diğer yandan ise solaryum düzgün kullanıldığında bie şifa kaynağıdır.  Aşağıdaki Solaryum tedavisinin iyi geldiği hastalık ve rahatsızlıklardan önemlilerinin listesi mevcuttur:</p>
<ul>
<li>Solaryum tedavisi bazı durumlarda ciltte görülen aşırı parlaklıkları tedavi eder  (fototip I),</li>
<li>Solaryum tedavisi güneş ışıklarına karşı alerjileri geçirir,</li>
<li>Solaryum tedavisi albinizim, aşırı sivilcelenme ve herpes gibi bazı cilt rahatsızlıklarına iyi gelebilir.</li>
<li>Solaryum tedavisi damar genişlemelerine ve varise iyi gelir.</li>
<li><a href="http://cilt-lekeleri.com/">Cilt lekeleri</a> tedavisinde solaryum iyi bir alternatiftir.</li>
<li>Hamilelik ve emzirme dönemlerinde D vitamini kaynağı olarak solaryum banyoları iyi bir yöntemdir.</li>
<li>Yumurtlama adet görme düzensizliklerine iyi gelir,</li>
<li>Solaryum banyosunun yaraların hızlı iyileşmesine fayda sağladığı bilinmektedir.</li>
<li>meyve asitleri ve diğer yöntemlerle yapılan alternatif tedavi yöntemlerinin etkisini güçlendirir.</li>
</ul>
<p>Ayrıca güneş ışınları ile birlikte gelen diğer zararlı radyasyonların riski solaryumda olmadığı için güneşte bronzlaşma ve güneş banyosuna nazaran çok daha güvenli bir yöntemdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/solaryumda-bronzlasma-faydalari-zararlari-kremi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü Kolesterol düzeyimizi düşük tutarak nasıl sağlıklı bir biçimde yaşamayı sürdürebiliriz.</title>
		<link>http://www.makkale.com/kotu-kolesterol-duzeyimizi-dusuk-tutarak-nasil-saglikli-bir-bicimde-yasamayi-surdurebiliriz.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/kotu-kolesterol-duzeyimizi-dusuk-tutarak-nasil-saglikli-bir-bicimde-yasamayi-surdurebiliriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[beslenme bozuklukları sonucunda oluşan hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme tavsiye ve öğütleri]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kolesterol için]]></category>
		<category><![CDATA[düşük kolesterollü yaşamın sorları]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterolü düşürmek]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterolü nasıl düşürürüz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol nedir? sorusunu geçen makalemizde cevapladıktan sonra kötü kolestrol düzeyimizi düşürmek ve iyi kolesterol seviyemizi yükseltme için neler yapabiliriz sorusu aklınıza gelecektir. Belki kolestrole karşı bizi riskli duruma sokan genlerimize karşı birşeyler yapamayabiliriz ancak genetik etkenler haricindeki risk faktörlerini en aza indirerek kalp kirizi yaşama riskini de düşürebiliriz.
İşte sizlere kolerserol düzeyinizi düşük tutmada faydası olacak 10 adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.makkale.com/iyi-ve-kotu-huylu-kolesterol-nedir-kalp-krizi-sebebi-midir.html">Kolesterol nedir</a>? sorusunu geçen makalemizde cevapladıktan sonra kötü <a href="http://www.makkale.com/iyi-ve-kotu-huylu-kolesterol-nedir-kalp-krizi-sebebi-midir.html">kolestrol</a> düzeyimizi düşürmek ve iyi kolesterol seviyemizi yükseltme için neler yapabiliriz sorusu aklınıza gelecektir. Belki <a href="http://www.makkale.com/iyi-ve-kotu-huylu-kolesterol-nedir-kalp-krizi-sebebi-midir.html">kolestrol</a>e karşı bizi riskli duruma sokan genlerimize karşı birşeyler yapamayabiliriz ancak genetik etkenler haricindeki risk faktörlerini en aza indirerek kalp kirizi yaşama riskini de düşürebiliriz.<br />
İşte sizlere kolerserol düzeyinizi düşük tutmada faydası olacak 10 adet önemli ipucu:</p>
<p>1) Sağlıklı bir kilo düzeyine sahip olmak istiyorsanız bu durumda yüzme, bisiklet sürme, yürüme, ve masetenisi oynama gibi düzenli bir spor ve egzersiz aktivitesi ile ilgilenmelisiniz.<br />
2) Düşük kolesterollü besin, gıda ve yiyecekler ile beslenmeye özen gösteriniz. Kolesterol düzeyi düşük besinler hangileridir? Meyve, sebze, kepekli tahıllar, balık, baklagiller, beyaz et gibi gıdaların kolesterol düzeyi oldukça düşüktür.</p>
<p>3) Günlük diyetinizde doymamış yağlar denilen trans yağlara yer veriniz misal olarak yemeklerinizi zeytinyağı ile pişiriniz. Margarinden uzak durunuz. Tereyağının kolesterol yapıcı olup olmadığı ise tartışmalıdır.</p>
<p>4) Et yemeklerine düşkünseniz derisi alınmış tavuk ve kümes hayvanlarının etlerini yiyniz. Gözler görülen tüm hayvansal yağları temizledikten sonra et yemeyi alışkanlık haline getiriniz. Balık etinde bulunan omega-3 asitleri de kolsterolün olumsuz etkilerini temizlemektedir.</p>
<p>5) Tam yağlı süt yerine yağı alınmış veya düşük yağlı süt tüketiniz. ayrıca yağsız yoğurt ve peynir yemeyi de ihmal etmeyin.</p>
<p>6) Yumurtanın beyaz kısmını yiyniz. Yumurta sarısında yüksek derecede kolesterol bulunur. .<br />
7) Sıvı bitkisel yağ kullanınız, Margarinden ve hidrojenize olmuş bitkisel sebze margarin ürünlerinden uzak durunuz.</p>
<p><img src="http://www.makkale.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif" alt="8)" /> Yiyeceklerinizi kızartarak tüketmek yerine haşlama ve buğulama yapınız.<br />
9) Kalp krizi riskini artıran ve kolesterol ün kardeşi olan stres yükünüzü değişik tekniklerle azaltmaya çalışın.</p>
<p>10) Sigara ve Alkol tüketimini terk edin</p>
<p>Bazı kişilerin karaciğerleri normalden fazla kolesterol üretebilir. Bu durumda doktora danışınız. Size büyük ihtimalle niasin tedavisi uygulanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/kotu-kolesterol-duzeyimizi-dusuk-tutarak-nasil-saglikli-bir-bicimde-yasamayi-surdurebiliriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aç Kalmadan zayıflamak istiyorum mümkün mü?</title>
		<link>http://www.makkale.com/ac-kalmadan-zayiflamak-istiyorum-mumkun-mu.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/ac-kalmadan-zayiflamak-istiyorum-mumkun-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[diyet egzersiz zayıflama önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme tavsiye ve öğütleri]]></category>
		<category><![CDATA[aç kalmadan incelmek için]]></category>
		<category><![CDATA[aç kalmadan zayıflama yolları]]></category>
		<category><![CDATA[aç kalmadan zayıflamak için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Her aşırı kilolu veya kilolarından memnun olmayan kişinin hayalidir bu; hem yemek yemek hem de zayıflamak…
Günümüz modern tıbbının diyet ve beslenme bilmiyle yaptığı ortak çalışmalar sonucu insanoğlunun organızmasının sırları bir bir çözülürken, diğer yandan da bizlere kolay kilo verme ve hızlı zayıflama ipuçları da veriliyor. Bugün bu yazıda inceleyeceğim konu yerken zayıflamanın sırrıdır. Dikkat ederseniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her aşırı kilolu veya kilolarından memnun olmayan kişinin hayalidir bu; hem yemek yemek hem de zayıflamak…<br />
Günümüz modern tıbbının diyet ve beslenme bilmiyle yaptığı ortak çalışmalar sonucu insanoğlunun organızmasının sırları bir bir çözülürken, diğer yandan da bizlere kolay kilo verme ve hızlı zayıflama ipuçları da veriliyor. Bugün bu yazıda inceleyeceğim konu yerken zayıflamanın sırrıdır. Dikkat ederseniz toplumda bazı kişiler çok yemek yemesine rağmen kilo almamak tadır. Bunun nedeni ise düşük glikemik endeksli besinlerle beslenmeleridir. Bereketli anadolu toprağımızda yetişen bir çok sebze ve meyve, aslında düşük glikemik besinlerle beslenme alışkanlığını kazanarak, yerken kilo almamamızı sağlamaktadır. Atalarımızın uyduğu bu beslenme alışkanlığı modern çağda bilimsel olarak tekrar keşfedilmektedir.</p>
<p><strong>Glikemik İndeks (GI) nedir?</strong><br />
Glikemik indeks, bir besindeki karbonhidrat kitlesinin kanımıza glikoz olarak ne kadar bir hızda dönüştüğünü gösteren bir tablodur. İndeks 1 den yüze kadar rakamlarla ifade edilmektedir. ve 100 sayısı bir besinin kandaki şeker düzeyini maksimum biçimde artırdığı anlamına gelmektedir. Misal olarak yağı alınmış yoğurdun glikemik endeksi 14 iken ekmekte 65 civarındadır. Üzümde 35, elmada 35 civarındadır. Yine mısır cipsinde 72, maltoz maddesinde 105 tir. Ayrıca nebati yağ olarak bildiğimiz margarinlerin de 70 civarı oldukça yüksek glikemik endeks düzeyine sahip olduğunu araştırmalarımda gördüm. Glikemik endeksi en az yiyecekler sebzeler iken, meyvalarda ise göreceli olarak daha fazla glikoz bulunmaktadır.</p>
<p><strong><br />
Kandaki yüksek şeker oranı neye sebep olur?</strong></p>
<p>Öncelikle şunu söylemeliyim ki kanda bulunan tüm şeker formlarının glikozun bir türevi biçiminde bulunduğu saptanmıştır. Glikoz şekeri karaciğer ve adelelerimizde glikojen biçiminde saklanmakta (glikoz polimeri biçiminde) ve kaslar glikoz şekeri ve yağı yakarak enerji ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Yine beyin hücreleri enerji ihtiyaçlarını oksijeni aneorobik glikojen ile yakarak karşılamaktadır. Ayrıca beyindeki aktivite düzenlemeleri glikoz ile yapılır. Bu nedenle hiperaktif insanların kanlarında yüksek miktarda glikoza rastlanmaktadır. Kan şekeriniz düştükçe yorgunluk hissine kapılırsınız.</p>
<p><strong>Düşük Glikemik İndeksli beslenme alışkanlığı nedir?</strong></p>
<p>Düşük glikemik indeksli beslenmenin nasıl olacağını anlamak için vücudun enerji üretim sistemini kabaca bilmemiz gerekir.</p>
<p><strong>İnsülin ve kan şekeri nedir.</strong></p>
<p>İnsülin, kanda bulunan bir hormon türüdür ve pankreas tarafından salgılanır. Glikozu karaciğer hücrelerinde glikojene dönüştürerek depolanmasını sağlar. Eğer vücudumuza düşük glikemik endeksli bir besin verirsek vücudumuzda bulunan glikojen miktarı yetersiz kalacağı için vücudumuz yağ yakmaya yönelecek ve kilo almamız engellenecektir. Yemeğe başlarkan düşük glikemik endekse sahip bir yiyecek yersek sonlara doğru doygunluk hissine kapılacağımız için kan şekeri düzeyimizi yükseltmeden doymuş oluruz. mesela brokoli gibi düşük GI li yiyecekleri yükettiğimizde arkasından gelecek şekerli ve karbonhidratlı yiyecekleri çok fazla yiyemeyeceğiz. Midemizin dolmasıyla beyindeki doygunluk merkezi alarm verecek ve daha sağlıklı bir yeme alışkanlığını uzun zaman sürdürdüğümüzde bünyemizin gittikçe kilo verdiğini göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/ac-kalmadan-zayiflamak-istiyorum-mumkun-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimyasal peeling nedir faydaları nelerdir.</title>
		<link>http://www.makkale.com/kimyasal-peeling-nedir-faydalari-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.makkale.com/kimyasal-peeling-nedir-faydalari-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cilt bakımı anti aging]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal peeling]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal piling]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal pilink]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makkale.com/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[Kimyasal peeling, meyve asitleri ile cildin üst tabakası soyularak yapılan bir tedavi yöntemidir.
Cildin üst katmanının soyulması, yeni deri oluşumunu uyarır. Böylece daha sağlıklı bir görünüm sağlanabilir.
Bu tedavide, çeşitli meyve asitleri kullanılmaktadır. Özellikle şeker kamışından elde edilen alfa hidroksi asitlerin (glikolik asit) kullanımı yaygındır.
Akne, lekelenme, antiaging, skar tedavisi kullanım alanları arasındadır.
Uygulama yapılacak alan ve uygulama döneminde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kimyasal peeling, meyve asitleri ile cildin üst tabakası soyularak yapılan bir tedavi yöntemidir.<br />
Cildin üst katmanının soyulması, yeni deri oluşumunu uyarır. Böylece daha sağlıklı bir görünüm sağlanabilir.<br />
Bu tedavide, çeşitli meyve asitleri kullanılmaktadır. Özellikle şeker kamışından elde edilen alfa hidroksi asitlerin (glikolik asit) kullanımı yaygındır.<br />
Akne, lekelenme, antiaging, skar tedavisi kullanım alanları arasındadır.<br />
Uygulama yapılacak alan ve uygulama döneminde güneşin etkisi önemlidir.</p>
<p>Kimyasal peeling sonrasında lekelenme, renk açılması gibi yan etkiler oluşabilir.<br />
Uygulama sonrasında lekelenme, renk açması gibi yan etkiler oluşabilir.<br />
Uygulama sonrasında güneşten korunma sağlanmalıdır.<br />
Tedavi için tekrarlayan seanslar gerekebilir. Seans arası ve sayısı cildin durumu ve kullanılan asidin yüzdesine göre değişiklik gösterebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makkale.com/kimyasal-peeling-nedir-faydalari-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
