Aç Kalmadan zayıflamak istiyorum mümkün mü?
Her aşırı kilolu veya kilolarından memnun olmayan kişinin hayalidir bu; hem yemek yemek hem de zayıflamak…
Günümüz modern tıbbının diyet ve beslenme bilmiyle yaptığı ortak çalışmalar sonucu insanoğlunun organızmasının sırları bir bir çözülürken, diğer yandan da bizlere kolay kilo verme ve hızlı zayıflama ipuçları da veriliyor. Bugün bu yazıda inceleyeceğim konu yerken zayıflamanın sırrıdır. Dikkat ederseniz toplumda bazı kişiler çok yemek yemesine rağmen kilo almamak tadır. Bunun nedeni ise düşük glikemik endeksli besinlerle beslenmeleridir. Bereketli anadolu toprağımızda yetişen bir çok sebze ve meyve, aslında düşük glikemik besinlerle beslenme alışkanlığını kazanarak, yerken kilo almamamızı sağlamaktadır. Atalarımızın uyduğu bu beslenme alışkanlığı modern çağda bilimsel olarak tekrar keşfedilmektedir.
Glikemik İndeks (GI) nedir?
Glikemik indeks, bir besindeki karbonhidrat kitlesinin kanımıza glikoz olarak ne kadar bir hızda dönüştüğünü gösteren bir tablodur. İndeks 1 den yüze kadar rakamlarla ifade edilmektedir. ve 100 sayısı bir besinin kandaki şeker düzeyini maksimum biçimde artırdığı anlamına gelmektedir. Misal olarak yağı alınmış yoğurdun glikemik endeksi 14 iken ekmekte 65 civarındadır. Üzümde 35, elmada 35 civarındadır. Yine mısır cipsinde 72, maltoz maddesinde 105 tir. Ayrıca nebati yağ olarak bildiğimiz margarinlerin de 70 civarı oldukça yüksek glikemik endeks düzeyine sahip olduğunu araştırmalarımda gördüm. Glikemik endeksi en az yiyecekler sebzeler iken, meyvalarda ise göreceli olarak daha fazla glikoz bulunmaktadır.
Kandaki yüksek şeker oranı neye sebep olur?
Öncelikle şunu söylemeliyim ki kanda bulunan tüm şeker formlarının glikozun bir türevi biçiminde bulunduğu saptanmıştır. Glikoz şekeri karaciğer ve adelelerimizde glikojen biçiminde saklanmakta (glikoz polimeri biçiminde) ve kaslar glikoz şekeri ve yağı yakarak enerji ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Yine beyin hücreleri enerji ihtiyaçlarını oksijeni aneorobik glikojen ile yakarak karşılamaktadır. Ayrıca beyindeki aktivite düzenlemeleri glikoz ile yapılır. Bu nedenle hiperaktif insanların kanlarında yüksek miktarda glikoza rastlanmaktadır. Kan şekeriniz düştükçe yorgunluk hissine kapılırsınız.
Düşük Glikemik İndeksli beslenme alışkanlığı nedir?
Düşük glikemik indeksli beslenmenin nasıl olacağını anlamak için vücudun enerji üretim sistemini kabaca bilmemiz gerekir.
İnsülin ve kan şekeri nedir.
İnsülin, kanda bulunan bir hormon türüdür ve pankreas tarafından salgılanır. Glikozu karaciğer hücrelerinde glikojene dönüştürerek depolanmasını sağlar. Eğer vücudumuza düşük glikemik endeksli bir besin verirsek vücudumuzda bulunan glikojen miktarı yetersiz kalacağı için vücudumuz yağ yakmaya yönelecek ve kilo almamız engellenecektir. Yemeğe başlarkan düşük glikemik endekse sahip bir yiyecek yersek sonlara doğru doygunluk hissine kapılacağımız için kan şekeri düzeyimizi yükseltmeden doymuş oluruz. mesela brokoli gibi düşük GI li yiyecekleri yükettiğimizde arkasından gelecek şekerli ve karbonhidratlı yiyecekleri çok fazla yiyemeyeceğiz. Midemizin dolmasıyla beyindeki doygunluk merkezi alarm verecek ve daha sağlıklı bir yeme alışkanlığını uzun zaman sürdürdüğümüzde bünyemizin gittikçe kilo verdiğini göreceksiniz.
Comments(0)